Hastalık Süreci ve Erken Teşhisin Önemi
Serviks kanseri, rahmin alt bölgesi olan rahim ağzı dokusunda gelişen ve dünya genelinde kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser türü olarak kaydedildi. Genellikle “CIN” olarak adlandırılan kanser öncesi evreden sonra ortaya çıkan bu hastalık, değişim sürecinin yaklaşık 6 yıl sürmesi nedeniyle erken teşhis edildiğinde tamamen önlenebilir nitelik taşıyor. Bozüyük Devlet Hastanesinden Op. Dr. Elif Melike Genç Özcan tarafından yapılan açıklamada, hastalığın başlangıç aşamasında belirti göstermediği ve bu sebeple düzenli kontrollerin hayati bir zorunluluk olduğu vurgulandı.
HPV Enfeksiyonu ve Temel Risk Faktörleri
Rahim ağzı kanseri vakalarının yaklaşık %99’u, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) ile doğrudan ilişkili bulundu. Özellikle Türkiye’deki vakaların %70’inden sorumlu olan HPV tip 16 ve 18’in vücutta kalıcı olması, kanser riskini ciddi oranda artırıyor. Virüsün yanı sıra erken yaşta cinsel temas, sigara kullanımı ve bağışıklık sisteminin yetersizliği temel risk faktörleri arasında yer alıyor. İleri evrelerde pelvik ağrı ve düzensiz kanamalar gözlemlense de, en güvenli yöntem fiziksel belirtiler oluşmadan tarama yaptırmak olarak açıklandı.
Ücretsiz Tarama ve Sağkalım Oranları
Türkiye’de uygulanan Ulusal Serviks Kanseri Tarama Programı kapsamında, 30-65 yaş aralığındaki kadınlara her 5 yılda bir ücretsiz HPV-DNA testi sunuluyor. Aile Sağlığı Merkezleri (ASM), Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM) gerçekleştirilen bu testler, kısa sürede ve ağrısız bir şekilde tamamlanıyor. Yüksek riskli HPV tiplerinin tespiti sayesinde erken teşhis konulan hastalarda 5 yıllık sağkalım oranı %92 seviyesine ulaşıyor.