DOLAR
32,2030
EURO
35,0165
ALTIN
2.516,18
BIST
10.739,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bilecik
Parçalı Bulutlu
26°C
Bilecik
26°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
30°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
25°C
Perşembe Az Bulutlu
21°C
Cuma Az Bulutlu
23°C

Kamu-sen Bilecik Şube Başkanı Ömer Yel Ateş Püskürdü !

Geçtiğimiz pazar günü İl Milli Eğitim Müdürümüzün de katılımı ile Memnun Sen’e bağlı malum Sen’in kongresi gerçekleştirilmiş. Eski başkan güven tazelemiş ve yeniden seçilmiş. Ben öncelikle kendisini tebrik ediyor ve kongrelerinin Bilecik eğitimine hayırlı olmasını diliyorum.
Aylardır kamuoyunun malum olduğu gibi ilimiz eğitimi, kurumlarda görevlendirilecek yöneticilerle meşgul edilmekte. Önce mevcut müdürlerden 57 tanesi değerlendirmeye sokuldu ve 34 tanesi haksız bir şekilde müdürlük görevinden uzaklaştırıldı. Daha sonra ilimizde boş bulunan 80 kurum müdürlüğü için sözlü sınav yapıldı. Sınava katılan 144 yönetici adayından 80 tanesi 70 ve üstü puan alarak kazandığı ilan edildi. Bu süreçte sendika olarak zaman zaman açıklamalar yaparak kamuoyunu bilgilendirdik ve tarihe not düştük. Ortada dolaşan iddiaları dile getirdik. Suçüstü yakalanmanın telaşıyla malum sen’in başkanı bir açıklama yapma ihtiyacı hissetmiş. Yapılanlara çok da söyleyecek bir şey bulamayınca şahsıma saldırmış. Türkiye Kamu Sen’e bağlı sendikaların şube başkanları ve il temsilcileri ile yapılan toplantıya katılmak için il dışında bulunmam ve cevap vermemin biraz gecikecek olması sebebiyle facebook sayfamda paylaşmış olduğum bir not, Bilecik yerel gazete ve sitelerince haber yapılınca mecburen açıklamamız biraz gecikti. Malum Sen’in kongresi de bittiğine göre artık cevabımızı verebiliriz.
Muhterem arkadaş, açıklamasının ilk bölümünde sendikasını öve öve bitirememiş. Meğer bizim bilmediğimiz ve görmediğimiz bir çok özellikleri varmış. Biz arkadaşları eleştirerek haksızlık yapıyormuşuz. Öyle ya, 2014 ve 2015 yılları için yapılan toplu sözleşmeyi bunlar imzalamamış. Masada memurun görüşülecek bir sürü konusu varken bunlar konuları çözümsüz bırakmamış 2014 yılı için almış oldukları 123 TL yi büyük bir kazanım elde ettiklerini iddia ederek ballandıra ballandıra anlatanlar bunlar değilmiş. Matematik bilmeyen genel başkanları sayesinde enflasyon farkını bile almayı akıl edemeyenler de bunlar değilmiş.
Muhterem Beyefendi, açıklamasının ikinci bölümünde ise tamamen şahsıma yönelik saldırılar da bulunmuş ve söyleyecek söz bulamayınca işi kişiselleştirmeye çalışmıştır. Benim tek derdim sendika başkanlığından emekli olmakmış. Ben, yıl olarak emekliliği zaten hak etmiş biriyim. Ancak, siz bu adam emekli olsa da kurtulsak diye düşünüyorsanız, daha çok beklersiniz. Siz, iyisi mi bir bardak soğuk su içiniz.
Muhterem arkadaş, özellikle belirtmek istemiş ki, onun görevi öğretmenlikmiş. Ne yöneticilikte, ne sendikacılıkta, ne şube müdürlüğünde, ne de il milli eğitim müdürlüğünde gözleri yokmuş!!! Eee, o zaman adama sormazlar mı? Madem gözün yok, neden müdürlük sınavına girdin? Neden şube başkanlığına aday oldun? Madem gözün yok, neden gidip öğretmenlik yapmıyorsun? Hatta branşın itibariyle hiç alakan olmadığı halde yıllardır neden kendini arge bölümünde görevlendirtiyorsun? Efendim, arge bölümünde görevlendirilmek için İngilizce bilmek yeterli diye kendini savunuyorsun. Madem İngilizceyi çok iyi biliyorsun. O zaman maaşında neden yabancı dil tazminatı yok. Argede iki birim bulunmakta. Bu birimlerden birinde bir kişi çalışırken, senin de olduğun ikinci birimde neden iki kişi var? Yoksa, o birimde işleri diğer arkadaş yaparken, sen sendikacılık mı yapıyorsun? Ben ne zaman il milli eğitim müdürlüğüne gelsem, geçerken arge bölümüne şöyle bir bakarım. Acaba seni neden oralarda hiç göremem, doğrusu çok merak ediyorum.
Muhterem arkadaş, mülakatlara girecek arkadaşlara gece saat 11 lere kadar hazırlattırdıkları örnek soruları kurs devam ederken slayt hale getirdikleri ve kursiyerlerin hizmetine sunduklarını, aktif ve heyecanlı bir teşkilat olduklarını söylemiş. Biz de iddiaları dile getirirken tam bu şekilde demiştik. Önce kursta, sonra sınavda, oh ne ala. Yapılan mülakatta baraj 70 puan ve 60 puanlık mevzuat ve genel kültür soruları yönetici adaylarına yazılı sorulmuştur. Sorular ister yazılı sorulsun, isterse sözlü fark etmez,malum sendika üyeleri sorulara mutlaka doğru cevap vereceklerdir. Ayrıca, geriye kalan 40 puanda komisyon üyeleri tarafından verilmektedir. Bu 40 puanın verilmesi sırasında da büyük haksızlıklar yapıldığı, bazı kişilerin kayırıldığı yönetici adayları tarafından dillendirilmektedir. Bazı yönetici adayları soru yağmuruna tutulurken, bazılarına ise sözlü soru sorulmadığı iddia edilmektedir. Biz sendika olarak, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde sınava giren 144 yönetici adayına verilen puanları ayrıntılı olarak istedik. Madem sınavda bir sıkıntı yok. Her şey yasal çerçevede doğru bir şekilde yapıldı. Gelin sizde müracaat edin. Verilen puanlar ayrıntılı olarak kamuoyuyla paylaşılsın.
Kendisinin de bulunduğu bir toplantı öncesi il milli eğitim müdürümüze sınav esnasında kamera konulması ile ilgili resmi başvurumuzu vermiştim. Toplantı esnasında Sayın İl Milli Eğitim Müdürümüz “ Tamam ben kamerayı koyacağım, ancak sen de üyelerine sahip çıkacaksın ve itiraz ettirmeyeceksin “ dedi. Ben de kendisine “böyle bir söz veremeyeceğimi, eğer üyem haksızlığa uğradığını iddia ederse itiraz edebileceğini, benim bunu engelleyemeyeceğimi söyledim”. “Ben her halükarda itiraz ederim” demedim. Doğrusu kendisini yadırgadım. Herhalde yanlış anladı. Kaldı ki kamera konulsaydı, söyledikleri gibi temiz bir sınav olduysa kamera görüntüleri onların işine yarardı. Kendilerini bu zandan kurtarmış olurlardı.
Muhterem arkadaş, ilçeden il merkezine tayin olan bir üyelerini şikayet ettiğimizi söylemiş. Bu konuyu kendisiyle İl Milli Eğitim Müdürümüzün odasında konuşmuştuk. Ancak, sanırım algılamada sıkıntılar yaşıyor. Ben bir kez de basın aracılıyla anlatayım. Ben sizin sendikanıza üye bir çok arkadaşla iyi konuştuğum gibi bu arkadaşla da iyi konuşurum. Kendisini severim ve idareciliğini de başarılı bulurum. Ancak, mevzuattaki ilgili madde bir kişinin kendi isteği ile yöneticilik görevini bırakması durumunda, bir yıl süre ile yeniden yönetici olarak görevlendirilemeyeceğini söylüyor. Bu maddeye istinaden kendisini rakip olarak gören bazı üyelerim itiraz etmemi istediler. Ben de sendika başkanı sıfatımla bir resmi yazı yazarak itiraz ettim. Ne yani işimi yapmasa mıydım? Başta İl Milli Eğitim Müdürü ve müdür yardımcısı da benim gibi düşünüyorlardı. Ancak, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bakanlığa görüş soruldu. Bakanlık da farklı bir yorum getirdi. Ben de bu yorumu sadece şube başkanlarının üye olduğu facebook grubumuzda paylaştım. Diğer illerde bu durumda olup da başvurusu reddedilen üyemiz varsa onlarda bu görüşten yararlansınlar istedim. Olay tamamen bundan ibarettir.
Sözlü sınavın başladığı ilk gün sınava girmesi gerekirken Osmaneli İlçemizden 2 yönetici adayı rapor alarak sözlü sınava girmemiştir. Bu iki arkadaş da sınava son gün girmiştir. Bu iki arkadaşın ismi de aynıdır. Ben basın açıklamam da bunlardan sadece birini söylemiştim. Diğer arkadaşın çocuğunun rahatsız olduğunu, bu sebepten dolayı da sınava giremediğini duymuştum. Ancak, benim kastettiğim arkadaşın bir sıkıntısının olup olmadığını bilmiyorum. Raporlu olduğu o gün ilçede parklarda dolaştığı bilgisi bana ulaştı. Ben bu arkadaşı kastettim. Nitekim, son gün sınava girerek oldukça yüksek puan aldı. Sizin bahsettiğiniz kişi ile benim bahsettiğim kişi aynı kişi değildir.
Muhterem arkadaş, yaz aylarında müdür değerlendirme süreci daha başlamadan önce bir arkadaşı aracı kılarak, bu süreçten tiksindiğini ifade ederek bir araya gelerek konuşmayı teklif etmişti. Sonraki süreçte bir araya gelerek konuşma fırsatı bulamamıştık. Şimdi, bu arkadaşın tiksintisi geçmiş de tövbe edip özür dilemesi gerekirken beni akla vicdana izana davet etmiş. Kendisi daha çok genç. Ben kendisine hatırlatmak isterim. Bu dönemler elbet geçer. Unutulmamalıdır ki, BALON GİBİ ŞİŞENLER, ELBET BİR GÜN PATLARLAR.
Her türlü haksızlığı, hukuksuzluğu, vicdansızlığı yapacaksınız. Bol bol kul hakkı yiyeceksiniz. Sonra da zeytinyağı gibi üste çıkacaksınız. Yeni Türkiye bu olsa gerek.

Ömer YEL
Şube Başkanı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.