Bilecik Belediyesi’nde 100 Otobüs Krizi: Karar Neden Uygulanamaz?
Bilecik Belediyesi’nde Yeni Kriz: 100 Otobüs Kararı Neden Uygulanamaz? İşte O Gerçekler!
Haziran 2026… Bilecik Belediye Meclisi’nden zar zor, oy çokluğuyla bir karar geçti: Tam 100 yeni otobüs alınacak veya kiralanacak! Kağıt üzerinde her şey ne kadar kolay değil mi? El kaldır, indir, yetkiyi al. Peki işin aslı öyle mi? Kamu kaynaklarını kendi şahsi inisiyatifinde sananların unuttuğu, daha doğrusu anlamak istemediği çok acı bir tablo var.
Açıkça söyleyelim: Bu karar sahada uygulanamaz. “Ben meclisten yetkiyi kopardım, gerisi kolay” diyen hukuki öngörüsüzlüğün, idari yargı duvarına nasıl toslayacağını adım adım anlatalım. İşte o çıplak gerçekler:
Gerçek 1: 82 Bin Nüfusa 189 Otobüs Sığdırma Komedisi
Matematikle kavga edilmez. Merkez ilçe nüfusu topu topu 82 bin olan bir şehirden bahsediyoruz. Şu an yollarımızda, belediye ile 20 yıllık resmi sözleşmesi bulunan 89 özel halk otobüsü zaten çalışıyor. Siz hiçbir bilimsel veriye, resmi bir ‘Ulaşım Ana Planına’ dayanmadan bu küçücük sisteme 100 devasa araç daha sokmaya kalkıyorsunuz. Ne yapacaksınız, bütün Bilecik halkını evlerinden çıkarıp otobüslerde mi yaşatacaksınız? Bu rakamlar aklın, mantığın ve ulaştırma biliminin iflas ettiğinin resmidir.
Gerçek 2: İzinler Nerede? Bakkaldan Ekmek mi Alıyorsunuz?
Belediye koridorlarında “İstediğim gibi otobüs alırım, mevcut araçların yanına kendi filomu kurarım” havası esiyor. Ulaşım işi bakkaldan ekmek almaya, internetten sipariş vermeye benzemez. Bu otobüsler hangi yolda gidecek? Yeni hatlar için güzergah izinleri nerede? İl Trafik ve UKOME onayları nerede? Mevcut esnafla 20 yıllık hakları korunarak yapılmış sözleşmeler varken, idare tek taraflı olarak paralel hat açamaz. Mevzuat buna izin vermez. İzinlerini alamayacağınız, resmi bürokrasisini çözemeyeceğiniz o 100 otobüsü garajda çürümeye mi terk edeceksiniz?
Gerçek 3: Bilkart İptali Yetmedi mi? Bu Kaçıncı Çarpışınız?
İdarenin hukuki uyarılara kulak tıkayıp mahkeme kapılarından dönmesi ilk değil. Daha dün EÜTS (Bilkart) ihalesinde “ben yaptım oldu” dediniz, idari yargı ihaleyi iptal edip önünüze koydu. Sürekli idari yargıdan dönen kararlar yüzünden, belediyenin kurum ciddiyeti zedeleniyor. Hukuku göz ardı eden “belki bu sefer tutar” inadı, şimdi de 100 otobüslük yeni bir krizin kapısını aralıyor.
Gerçek 4: Milyonluk Tazminatların Faturası Bize Kesilecek
Bu işin sonu nereye varacak biliyor musunuz? Sayıştay raporlarında ve Danıştay içtihatlarında defalarca altı çizildiği gibi: Haklı rekabeti bozan, kurumsal inatlaşmalarla esnafı zarara uğratan idareler tazminata mahkum edilir.
- O 100 otobüsün alım/kiralama ve astronomik akaryakıt giderleri…
- Garajda yatacak araçların personel ve bakım masrafları…
- Ve sözleşmesi hiçe sayıldığı için esnafın açacağı davalardan doğacak devasa “gelir kaybı tazminatları”…
Peki bu inatlaşmanın, bu ağır idari zafiyetin faturası kime kesilecek? Kararı alanlar ceplerinden mi karşılayacak? Hayır. Fatura yine duraklarda bekleyen, vergisini ödeyen, çilesini çeken Bilecik halkının sırtına yüklenecek.
Özetle;
İzinleri alınmamış, bilimsel Ulaşım Ana Planı yapılmamış 100 otobüslük bir hayal, hukukun ve matematiğin duvarına çarpmaya mahkumdur. Çünkü belediye yönetmek “ben yaptım oldu” demekle değil; yasayla, akılla ve ince hesapla olur!