Aklımızla Alay Etmeyin! İhale Usulü Bizi Zerre İlgilendirmiyor
İhale Usulü Başka, Vatandaşın Cebinden Çıkan Haksız Ücret Başka!
Bilecik Belediyesi, şehir içi toplu taşıma kartları ve vizeleme ücretlerinde mahkemenin verdiği iptal kararının ardından bir kamuoyu açıklaması yaptı. Danıştay’ın ihalenin kanun maddesiyle (2886 sayılı kanun) ilgili verdiği kararı öne sürerek “Haklılığımız ortaya konuldu, kamu yararından ödün vermiyoruz” ifadelerini kullandılar.
Ancak belediye yönetimi tarafından yapılan bu açıklama, ne yazık ki meselenin esasını ve vatandaşın cebini ilgilendiren boyutu tamamen gölgede bırakmaktadır.
Vatandaşı Usul Maddeleri Değil, Cebinden Çıkan Para İlgilendirir!
Belediye yönetimi, ihale usulüyle ilgili hukuki süreçlerin arkasına sığınarak mahkemenin vatandaş lehine verdiği kararı halının altına süpürmek istemektedir.
Buradan soruyoruz:
- Danıştay’ın ihalenin usulüne dair kararı, vatandaşın cebinden çıkan 100 TL kart bedelini geri getirdi mi?
- O karar; 50 TL’lik vizeleme ücretini, 100 TL’lik sanal kart bedelini veya engelli vatandaştan kesilen 100-150 TL’yi hukuka uygun hale getirdi mi?
HAYIR!
Daha önce kaleme aldığımız Belediyenin “Deli Dumrul” Tarifesi Mahkemeden Döndü haberimizde de detaylarıyla açıkladığımız üzere; Eskişehir 2. İdare Mahkemesi (Esas: 2025/1008, Karar: 2026/665), Bilecik Belediye Meclisi’nin belirlediği bu tarifeleri açıkça hukuka aykırı bularak İPTAL ETTİ.
Mahkeme kararı son derece nettir: Somut ve belgelenebilir bir maliyet analizi sunulmadan vatandaştan bu ücretler tahsil edilemez!
Madem “Kamu Yararı” Diyorsunuz, Asıl Hayati Konularda Neden Sessizsiniz?
Açıklamada yer verilen “kamu yararından ödün vermeden” söylemi ise büyük bir tezat barındırıyor. Eğer gerçekten konu kamu yararı ve vatandaşın canı/malıysa soralım:
- Statik projesinde görünen ama gerçekte yerinde olmayan, kolonsuz yapılarla ilgili bugüne kadar ne yaptınız? Ayrıca bu binalar hangi kıymetli vatandaşımıza ait ki bu denli büyük bir risk alınıyor?
- Yeryüzü ve fay hatları bu kadar hareketliyken, insan hayatını doğrudan ilgilendiren bu hayati riskler karşısında nasıl bu kadar sessiz kalabiliyorsunuz?
- Vatandaşın cebindeki 50 TL’lik vize parasının peşine düşüp “kamu yararı” derken, olası bir afette insanımızın canını koruyacak yapı denetimleri ve usulsüzlüklerin üzerine gitmek kamu yararı sayılmıyor mu?
- Engelli vatandaştan kart parası keserken, fiziki maliyeti olmayan sanal karta ücret biçerken “kamu yararı” diyenler, mahkemede somut maliyet hesabı sunamadığı gibi halkın can güvenliğini ilgilendiren ana meselelerde de derin bir sessizliğe bürünüyor.
Gerçekler Mahkeme Tutanaklarında Sabittir!
İhale yöntemi ister 2886 olsun ister 4734… Vatandaşı ilgilendiren temel konu, günlük yaşamda cebinden çıkan para ve yaşadığı şehirdeki can güvenliğidir.
Belediye yönetimi usul kararlarının arkasına sığınadursun; mahkemece iptal edilen o fahiş kart ve vize ücretlerinin hukuki durumu değişmemektedir. Yargı kararları doğrultusunda bu haksız tahsilatların takipçisi olmak her vatandaşın en doğal hakkıdır.
Kredi Kartıyla Binişte 5 TL Fark Kesmek Hangi “Kamu Yararı”?
Kartı yanında olmayan ya da fiziki kart taşımak istemeyip minibüse kendi kredi kartıyla, temassız biniş yapan vatandaştan 5 TL fazla para kesilmesine ne demeli?
40 liralık biniş ücretinde 5 TL fark almak, vatandaşa %12,5 oranında komisyon yüklemektir! Bir bankanın temassız çekim komisyonu belliyken, kartsız binişte vatandaştan 5 TL ekstra para kesmek; halkı cezalandırıp zorla fiziki kart satın almaya zorlamaktan başka bir şey değildir.
Bakın, gerçek kamu yararı nasıl olur biz söyleyelim: Velev ki banka kredi kartı çekimi için bir komisyon istiyor… Kamu yararını düşünen idare, masanın başına oturur ve der ki: “Kardeşim, sen bu şehirdeki tüm ulaşım cirosunu kendi bankandan geçiriyorsun. Sıcak para senin hesabında dönüyor. Benim vatandaşımdan kredi kartıyla bindi diye 5 TL ekstra fark alamazsın, makulü neyse onu yapacaksın!”
Aklımızla alay etmeyin! Vatandaşı kartsız bindi diye cezalandırıp ekstra fark kesmenin adı “kamu yararı” olamaz.
Yine ben Nazan Leblebicioğlu Buka, yaş aldıkça alıngan oluyorum sanırım: Üstüme alındım paylaşımı.