Resmî Gazete’de yayımlanan kararla, 2026-2028 yılları arasında birçok işletme için “Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED)” bulundurma zorunluluğu başlıyor. Tıpkı bir dönem gündemi meşgul edip rafa kaldırılan “alkol kilidi” projesi gibi, bu yeni düzenleme de işletme sahipleri için cevapsız sorular ve öngörülmeyen maliyetler barındırıyor.
İş dünyası; vergi artışları, asgari ücret düzenlemeleri ve enerji maliyetleriyle mücadele ederken, operasyonel giderlere yeni bir kalıcı kalem daha ekleniyor. Sağlık Bakanlığı’nın yeni yönetmeliği, “hayat kurtarma” gibi tartışılmaz bir etik değerin arkasında, reel sektör için ciddi bir satın alma ve bakım maliyeti yaratmaya aday görünüyor.
Finansal hafızamız bizi yanıltmıyorsa, benzer bir süreç “araçlara alkolmetre/alkol kilidi takma zorunluluğu” tartışmalarında yaşanmıştı. O dönemde de AB uyum yasaları ve trafik güvenliği gerekçe gösterilmiş, lojistik ve ulaşım sektörüne milyonlarca dolarlık bir donanım yatırımı dayatılmak istenmişti. Sonuç? Uygulanabilirlik sorunları ve maliyetin sürdürülemezliği nedeniyle proje sessizce rafa kalktı.
Şimdi ise OED cihazları ile benzer bir senaryonun fragmanını izliyor olabiliriz. Ancak bu kez kapsam daha geniş: AVM’ler, oteller, spor tesisleri ve 500+ çalışanı olan iş yerleri…
Bir işletme sahibi veya CFO gözüyle bakıldığında, bu düzenleme tek seferlik bir demirbaş alımı (CapEx) gibi görünse de, aslında sürekli bir gider kalemi yaratıyor. İşte yönetmeliğin satır aralarındaki finansal riskler:
Ekonominin temel kuralıdır: “Bir yerde zorunluluk varsa, orada garanti bir pazar vardır.”
Bu yönetmelik, Türkiye’de bir anda milyonlarca dolarlık bir “medikal cihaz pazarı” yarattı. İthalatçı firmalar ve distribütörler için 2026-2028 dönemi, tam anlamıyla bir “hasat mevsimi” olacak gibi görünüyor. KOBİ’ler ve büyük işletmeler ise bu pazarda “zorunlu müşteri” rolünde.
Tıpkı alkol kilidi meselesinde olduğu gibi; eğer altyapı, eğitim ve bakım süreçleri doğru kurgulanmazsa, işletmelerin duvarları binlerce dolarlık atıl yatırımlarla dolacak.
Sağlık şüphesiz her şeyden önemlidir. Ancak ekonomi yönetimi, “sosyal fayda” hedeflerken reel sektörün üzerindeki yükü de hesaplamak zorundadır. İşletme sahipleri ve finans yöneticileri için tavsiyemiz: 2026-2028 bütçelerinize şimdiden “Yasal Uyum Giderleri” başlığı altında ciddi bir karşılık ayırın.
Çünkü görünen o ki; duvara asılacak o küçük kutunun faturası, kutunun kendisinden çok daha büyük olabilir.