DOLAR 7,9701
EURO 9,4633
ALTIN 487,38
BIST 1.191
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bilecik 26°C
Sisli

Bilecik Hava Kalitesi Şaşırtıcı Sonuçlar

Bilecik Hava Kalitesi Şaşırtıcı Sonuçlar
07.08.2020
A+
A-

Bilecik Hava Kalitesi Şaşırtıcı Sonuçlar. Bilecik Hava Kalitesi. Bilecik hava kalitesi nasıl? Bilecik temiz bir havaya mı sahip? Tüm bu sorulara haberimiz ile cevap aradık.

Bilecik Hava Kalitesi ; Şaşırtıcı Sonuçlar

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan Ulusal Hava Kalitesi Raporuna göre, Bilecik’in hava kalitesinde şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkıyor.

Bilecik’in hava kalitesine geçmeden önce Bilecik’i tanımak gerekiyor.

Bilecik, Marmara Bölgesinin güneydoğusunda Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege bölgelerinin kesişim noktası üzerinde yer alan 4 coğrafi bölgede toprağı olan tek ildir. Doğusunda Bolu ve Eskişehir, güneyinde Kütahya, batısında Bursa ve kuzeyinde Sakarya ile komşudur.

4.321 km yüzölçüme sahip Bilecik Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre, 143 bin 824 Hektar (Ha) verimli orman ve 96.428 Ha bozuk orman (verimsiz) ile toplam 240 bin 252 Ha ormanlık alana sahiptir. Ormansız alan 179 bin 313 iken genel alan ise 419 bin 565 olarak kayıt edilmiş.

bilecik hava kalitesi ormanlik alan uydu haritasi

Neredeyse yüzölçümünün yüzde 45’i ormanlık alana sahip ve bu nedenle Türkiye’nin şanslı illerinden olduğu düşünülen Bilecik’in, hava kalitesi açısından iyi bir konumda olduğunu düşünmek doğru mu?

Bilecik’in Nüfusu 223.448

Bilecik’te Organize Sanayi Bölgeleri (Kaynak: investinbilecik.gov.tr)

1. Bilecik 1. OSB:

Bilecik 1. Organize Sanayi Bölgesi 110 hektar alan üzerine kurulmuş ve mevcut 43 parselin tamamının tahsisi yapılmış olup bu tesislerin 34 tanesi faal durumdadır. 1996 yılında bütün kamu borçlarını ödeyerek Türkiye’nin ilk özerk OSB’si olmuştur. Bölge içerisinde bulunan 42 firmanın, 2010 itibariyle bazıları üretime ara vermiştir. Faal durumda 3.500 kişilik istihdam söz konusudur. OSB’deki firmaların ağırlıklı üretim alanları mermer, taş ve seramik sektörleridir. Bölgenin altyapı çalışmaları tamamlanmıştır.

Bilecik 2. OSB:

1. OSB’nin dolması üzerine, hemen yanında 32 parsel olarak kurulmuş olan 2. OSB’de faal durumda olan sanayi parsellerinde 15 adet firma mevcut olup, bu firmalarda yaklaşık 1500 kişi istihdam edilmektedir. Satışa uygun parsellerin bulunduğu bölgede, mermercilik sektöründen firmalar yoğunlaşmıştır.

Bozüyük OSB:

Bozüyük OSB’nin kuruluşu 2004 yılında tamamlanmıştır. Toplam 5 235 345 m² alan üzerinde kurulmuştur. Sanayi parselleri toplamı 3 408 133 m²’dir. Bunun 1 639 758 m²’si satılmıştır. Mevcut 86 sanayi parselinin 35 parseli 29 firmaya satılmıştır. Şu anda 6 firma faaliyettedir. İnşaatı devam eden firma sayısı 9 firmanın inşaatı devam etmektedir. 6 firma ruhsat almıştır. Bölgede metal ağırlıklı işletmeler yoğunluktadır.

Osmaneli OSB:

Toplam 613 m²’lik bir alan üzerinde kurulmuştur. 14 sanayi parseli 575 613 m² ve 12 sosyal tesis parseli 38 000 m² olmak üzere 26 parselden meydana gelmektedir. Sanayi parsellerinin 13 tanesi sanayicilere tahsis edilmiştir. İki adet parsel firmaların kendi dilekçeleri üzerine iade alınmış olup 1 adet de boş parsel bulunmaktadır. 1 adet çalışan firma bulunmaktadır.

Pazaryeri OSB:

Toplam 28 parsel mevcuttur. 9 sanayi parseli sanayicilere tahsisi yapılmıştır. 2 adet sanayi parseli üretime geçmiştir. 1 parsel inşaat halinde, 2 parsel proje safhasında, 19 adet tahsise hazır sanayi parseli ve 6 adet parsel ortak kullanım alanı olarak ayrılmıştır. Faal olan firmada toplam 330 kişi istihdam edilmektedir.

Söğüt OSB:

Toplam 41 parsel bulunmaktadır. Bunun 1 parseli yeşil alan, 3 parseli yönetim ve sosyal tesisler, 1 parseli arıtma tesisi, 36 parsel sanayi parselidir. 4 parselin tahsisi yapılmıştır. Üretimde sanayi tesisi bulunmamaktadır.

Ayrıca İl merkezinde bulunan Küçük Sanayi Sitesinde 97 iş yeri ve 3 blok halinde sosyal tesisler bulunmaktadır. İş yerleri gereksinmelerine göre 80-160-240 m² bölümler halindedir. Site alanında ayrıca akaryakıt servis ve satış istasyonları ile cami alanı, spor alanı ve gerektiğinde sitenin genişlemesini sağlamak amacıyla 200 iş yeri yapılabilecek boyutlarda rezerv alan mevcuttur. Bozüyük ilçesinde de 2 adet Küçük Sanayi Sitesi’nde toplam 238 iş yeri faaliyettedir.

Bilecik’te motorlu kara taşıtları sayısı

Türkiye İstatistik Kurumu 2019 verilerine göre, Bilecik’te motorlu kara taşıtları sayısı 68.934 adet

Bilecik’te Büyükbaş Hayvan Sayısı

TÜİK verilerine göre 2019 yılında Büyükbaş hayvan sayısı 40.953

Hava Kalitesi Nedir?

Doğal olaylar, sosyal ve ekonomik etkinlikler sonucu oluşan is, duman, toz, gaz, buhar ve aeresol biçimindeki kirleticilerin havanın doğal bileşimi ve yapısını olumsuz yönde etkileyerek, insan sağlığına, canlı hayatına ve ekolojik dengeye zarar verecek miktar, yoğunluk ve sürede atmosferde bulunmasına hava kirliliği denir.

Hava kirletici parametrelerin hava ortamındaki konsantrasyon değerinin insan sağlığına ve ekolojik sisteme zarar vermeyecek  miktarda, yoğunlukta ve  sürede bulunmasının göstergesi Hava Kalitesi ile belirlenir.

 

Bilecik hava kalitesi : Hava kalitesini etkileyebilecek hangi faktörler olabilir?

Hava kalitesine etki eden faktörler başlıca;

-Meterolojik veriler, (rüzgar, sıcaklık, nem, basınç, inversiyon)

-Topoğrafik (Topoğrafya ile ilgili) faktörler,

-Çarpık kentleşme, kırsaldan kente göç, plansız sanayileşme, nüfus artışı ve buna paralel olarak ulaşım, konut ve enerji tüketim oranı.

 

Bilecik hava kalitesi : Önce de dünya’da neler olup bittiğine bir bakmak gerekiyor

Dünya’nın Dengesi

Dengeler üzerine kurulu dünyamızda bu dengenin sapması halinde ortaya çıkabilecek olan sonuçlar aslında bugün yaşadıklarımızın ta kendisidir.

Atalarımız boşuna dememiş, ne ekersen onu biçersin. Keşke sadece ekip biçme ile kalsaydık.

Küresel ısınma, çevre kirliliği, insan tarafından doğaya verilen zarar ve tüketimin artması gibi sebepler, dünyanın dengesinin bozulmasına neden oluyor.

Steve Cutts tarafından 2012 yılında yayınlanan ve bu tarihe kadar 43 milyon insan tarafından izlenen video dünyaya insanın nasıl bir zarar verdiğini 3 dakika 36 saniye gibi kısa bir sürede anlatıyor.

 

Bilim insanları insanın doğaya verdiği zarar sonucunda ortaya çıkan bu kötü gidişatın çıkaracağı sonuçlara karşı insanları uyararak, farkındalık oluşturmaya çalışsa da gelinen noktada pek başarı kaydedilmiş gibi görünmüyor.

Küresel ısınmaya bağlı olarak iklim değişikliği ve çevre kirliliği her geçen gün daha da artıyor.

Birbirine bir zincirin halkaları gibi bağlı olan bu dengeyi insanlar olarak korumak, aslında hepimizin görevi iken ne derece koruduğumuz

Küresel Isınma Nedir?

Su buharı, karbondioksit, metan, kloroflour karbon, ozon ve azot oksitleri gibi atmosfere salınan başlıca sera gazlarının neden olduğu sera etkisinin sonucunda dünyada ölçülen ortalama sıcaklıklarda medyana gelen artışa Küresel Isınma denilmektedir.

Bilim insanlarına göre, petrol, kömür, doğalgaz gibi fosil yakıtların kullanımındaki artış, ormanlık alanların azalması, hızlı nüfus artışı ve beraberinde tüketim eğiliminin artması gibi nedenlerle küresel ısınma bugünkü boyutlara ulaştı.

Küresel İklim Değişikliği

Küresel ısınmaya bağlı olarak, nem, yağış, hava hareketleri gibi diğer iklim elemanlarının da değişmesi sürecine küresel iklim değişikliği deniyor.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 2020 sonrası iklim değişikliği rejiminin çerçevesini oluşturan Paris Anlaşması, 2015 yılında Paris’te düzenlenen BMİDÇS (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi) 21. Taraflar Konferansı’nda kabul edildiğini kaydetti. Anlaşma, 5 Ekim 2016 itibariyle, küresel sera gazı emisyonlarının %55’ini oluşturan en az 55 tarafın anlaşmayı onaylaması koşulunun karşılanması sonucunda, 4 Kasım 2016 itibariyle yürürlüğe girdi.

Paris Antlaşmasına göre, dünyanın ortalama ısısı en fazla 2 °C olmalıdır. Ayrıca Japonya’nın Kyoto kentinde 11 Aralık 1997 yılında yapılan 3. Taraflar Konferansında (COP 3), dünya çapında sera gazlarının azaltılması için bağlayıcı hedefler içeren “Birleşmiş
Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne İlişkin Kyoto Protokolü” imzalanmıştır.

Küresel ısınmaya karşı

Küresel ısınmaya karşı petrol, kömür, doğalgaz gibi fosil yakıt kullanımının bırakılması ve az et tüketilmesi gerektiğinden bir çok makalede bahsediliyor.

Amerika Birleşik Devletlerinde tahılla beslenmiş sığırdan bir pound et üretmek için bir galon benzin gereklidir. Enerjinin bir kısmı nakliye ve soğuk depolamada kullanılsa da, çoğunluğu modern sığırların beslenmesi için kullanılan yem tahılını gübrelemeye gidiyor. Dört kişilik bir ailenin yıllık ortalama et tüketimini sağlamak için 260 galondan fazla fosil yakıt gerekiyor (- Earth Save’in “Meat Equals War” web sitesi, Humboldt, California)

 

Türkiye’de çevre kirliliği, küresel ısınma, iklim değişikliği ve hava kalitesi konularında çalışmalar yapılıyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hava izleme ağı da yapılan bu çalışmalardan biri.

havaizleme.gov.tr adresinden Bilecik ile ilgili hava kalitesi bilgilerine buradan ulaşabiliyorsunuz.

 

bilecik hava kalitesi harita

Bizim bu siteyi ziyaret ettiğimiz saatlerde, hem Bilecik hemde Bozüyük hava kalitesi için orta değer (50-100 aralığı ) sarı renk harita ikonu gözlemleniyordu.

 

hava kalitesi genis gorunum

Asıl ilginç olanı ise, Bilecik hava kalitesi orta değerde iken Sakarya, Kocaeli ve Eskişehir’in sonuçlarına bakıldığında hava kalitesinin daha iyi görünmesi.

 

hava kalitesi merkez

Bilecik il merkezi için verilen bu 51 puanlık orta değerin hava kalitesinin uygun fakat alışılmadık şekilde hava kirliliğine hassas olan çok az sayıdaki insanlar için bazı kirleticiler açısından orta düzeyde sağlık endişesi oluşturabileceği kaydediliyordu. Ölçüm detaylarına baktığımızda O3 yani Ozon gazında artış olduğu  belirtiliyordu.

 

hava kalitesi merkez ozon gazı

Bilecik’te hal böyle iken, Bozüyük için ise orta değerden hassasa geçişe çok yakın olduğu gördük. Yani Bilecik için 51 olan orta değer, Bozüyük için daha  yüksek olan 75 ile hassasa daha yakın bir durumda. Değer yükseldikçe hava kalitesi düşüyor.

Bozüyük Hava Kalitesi

Bozüyük ilçesi için detaylara baktığımızda ise yine O3 yani Ozon Gazının yükseldiği ve özellikle saat 18.00’den gece 02:00 kadar neredeyse 150 µg/m3 yakın bir durumda.

Atmosferde azot oksit (NO), oksijen ve ultaviyole ışık arasındaki tepkimeler, önemli bir ikincil bir kirletici olan ozon (O3)’u üretir. Troposferdeki ozon küresel iklim değişikliğinde rol oynayan sera gazları arasında dördüncü sırada yer alır. Daha uzun dalga boyundaki ışınımların atmosfer tarafından alıkonmasına ve atmosferin sera etkisinin artmasına neden olur. Küresel iklim değişikliğindeki sera etkisi %3-7 kadardır.(Kaynak:ktu.edu.tr)

 

Ozon Nedir?

Ozon kimyasal formülü O3 olan inorganik bir moleküldür. Farklı bir biçimde keskin kokulu, soluk mavi renkte bir gazdır. Diatomik eş özdek O2’den daha az kararlı bir oksijen allotropudur ve aşağı atmosferde normal dioksijen ya da moleküler oksijene yıkılır. Ozon ultraviyole ışığın ve aynı zamanda atmosferik elektriksel akım boşaltımının etkisiyle dioksijenden oluşur ve dünya atmosferinde düşük derişimde bulunur. Ozon, toplamda atmosferin sadece 0,00 ile 0,07 ppm’lik kısmını oluşturur. Ozon (O3), azot oksitlerin, gaz hidrokarbonların (VOCs) ve güneş ışığının etkileşimi sırsında oluşan bir oksijen formudur. Troposferin anahtar bir bileşenidir. Çoğunlukla Ozon Katmanı olarak bilinen stratosferin belirli bölgelerinin çok önemli bir bileşenidir. Fotokimyasal ve kimyasal tepkimelerden ibaret, atmosferde gece ve gündüz meydana gelen kimyasal işlemlerin çoğunu yönlendirir.

Ozon Gazının Yarar ve Zararları

Anormal yüksek konsantrasyonları insan faaliyetleri (en çok fosil yakıt tüketimi) ile meydana gelir, bu durumda ikincil bir kirletici ve dumanın bir bileşenidir.

Atmosferdeki ozonun yaklaşık %10’u atmosferin alt katlarında, troposferde bulunur. Buna karşılık yaklaşık %90’nın bulunduğu stratosferdeki ozon, canlı yaşamında önemli rol oynar.

Stratosferdeki ozon, güneşten gelen morötesi ışınların enerjisini alıkoyan bir döngü içinde sürekli parçalanıp yeniden oluşur. Bu olgu, atmosferin bu katmanında 77 °C ye varan bir sıcaklık artışı sağlar.

Ozon çok güçlü bir oksidandır ve oksidasyonla ilgili pek çok endüstriyel ve yoğaldıcı kullanımlara sahiptir. Bunun yanında, bu yüksek yükseltgeyici gücü, ozonun yaklaşık 100 ppb üzerindeki derişimde hayvanlarda mukoza ve solunum dokularına ve benzer şekilde bitki
dokularına zarar vermesine neden olur. Bu durum, ozonu yere yakın katmanlarda etkili bir solunum zararlısı ve kirletici yapmaktadır. Bununla birlikte, ozon katmanı (iki ile sekiz ppm arasında derişime sahip yüksek konsantrasyonlu stratosfer bölümü), bitkilere ve hayvanlara
yararlı olacak şekilde, yer yüzeyine ulaşacak ultraviyole ışığın zararını önleyerek yararlı olmaktadır.

Çoğunlukla fosil yakıtların tüketimi sırasında salıverilen NOx, CO ve VOCs Ozon Öncülleri olarak adlandırılan bir grup kirleticilerdir. Yer seviyesi ozonu kirliliği (troposferik ozon) güneş ışığının UV ışınlarının bu öncüller üzerindeki etkisiyle Yer yüzeyi civarında meydana gelir. Yerseviyesi ozonu birincil olarak fosil yakıt öncülleridir, ancak metan doğal bir öncüldür ve yer yüzeyi düzeyinde ozonun çok düşük doğal yer seviyesi tehlikesiz kabul edilir. Ancak, şehirlerin üzerindeki hava hareketsiz kaldığında, yer yüzeyine yakın olarak tutulan kirleticiler tepkimeye girerek fotokimyasal duman ve ozon üretirler. Ozon, solunum problemlerine neden olabilir, ağaçlara ve diğer bitkilere zarar verebilir ve kauçuk ve dokuma gibi materyallerin hızla bozulmasına neden olabilir.

Yer seviyesi ozonunun akciğer işlevlerine zararlı olabildiği ve solunum sistemini tahriş ettiğini gösteren çok sayıda kanıtlar mevcuttur. Ozona ve onun ürettiği kirleticilere maruz kalmak erken ölüm, astım, bronşit, kalp krizi ve diğer kalp ve akciğere ilişkin vakalarla ilişkilendirilmektedir.

Uzun süre ozana maruz kalmak solunum yolu rahatsızlıklarına dayalı ölüm tehlikesini arttırdığı görülmektedir. ABD’de şehirlerde yaşayan 450.000 kişi üzerinde yürütülen bir araştırma, 18 yıllık izlenen bir dönem boyunca ozon düzeyi ile solunum yolu rahatsızlıkları arasında önemli bir ilişkinin olduğunu göstermiştir. Bu araştırma Houston veya Los Angeles gibi ozon düzeyinin yüksek olduğu şehirlerde yaşayan insanlarda akciğer hastalıklarından ölme riskinin %30 daha fazla olduğunu göstermiştir.

Dünya Sağlık Örgütü, Birleşik Devletler Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Avrupa Birliği hava kalitesi yönergeleri, ölçümsel sağlık sorunlarına neden olabilecek düzeyleri tanılamayı hedefleyen ayrıntılı araştırmalara dayanmaktadır. EPA çalışanı bilim adamlarına göre, duyarlı
şahıslar, 40 nmol/mol gibi düşük ozon düzeylerinden olumsuz yönde etkilenebilmektedir. Avrupa Birliği yönergesinde, ozon konsantrasyonları için geçerli hedeflenen değer yaklaşık 60 nmol/mol karşılığı olan 120 µg/m3 ’tür. Bu hedef değer Yönerge 2008/50/EC’ye göre birliğin tüm ülkelerinde uygulanmaktadır. Ozon konsantrasyonu 8 saat ortalamalarının günlük en yüksek orta değeri olarak ölçülmekte ve Ocak 2010’dan başlayarak, her bir yılda hedef değerin 25 takvim gününden daha fazla aşılmaması gerekmektedir. ABD’de Temiz Hava Yasası EPA’yı, yer yüzeyi ozonunu da içeren bazı kirleticiler için Ulusal Çevre Hava Kalitesi Standartları oluşturmaya yöneltmekte ve bu standartlara uymayan yönetim birimlerini ölçüm düzeylerini azaltacak adımlar atmaya mecbur bırakmaktadır. Mayıs 2008 tarihli bir mahkeme kararı ile EPA kendi ozon standardını 80 nmol/mol’den 75 nmol/mol’a indirmiştir. Bu girişim tartışmaları haklı çıkardığından, EPA’nın kendi bilim adamları ve tavsiye kurulu bu standardın 60 nmol/mol’e indirilmesini önermektedir. Pek çok halk sağlığı ve çevre grupları bu 60 nmol/mol standardını desteklemekte ve Dünya Sağlık Örgütü 51 nmol/mol standardını önermektedir. EPA, halka hava kirliliği düzeylerini açıklamaya yardımcı olması için bir Hava Kalitesi Endeksi geliştirmiştir. Geçerli standartlara göre, sekiz saatlik ortalama ozon mol fraksiyonlarının 85 ile 104 nmol/mol olması “duyarlı gruplar için sağlıksız”, 105 nmol/mol ile 124 nmol/mol olması
“sağlıksız” ve 125 nmol/mol ile 404 nmol/mol olması “çok sağlıksız” olarak vasıflandırılmıştır. (Kaynak:ktu.edu.tr)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.