enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,1623
EURO
53,9803
ALTIN
6.093,03
BIST
13.981,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bilecik
Açık
29°C
Bilecik
29°C
Açık
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Az Bulutlu
30°C
Cumartesi Açık
32°C
Pazar Parçalı Bulutlu
33°C

Zamana Meydan Okuyan İrade: 19 Mayıs ve Atatürk’ün Bitmeyen Mirası

Zamana Meydan Okuyan İrade: 19 Mayıs ve Atatürk’ün Bitmeyen Mirası

19 Mayıs, bu toprakların üzerinde göğsünü gere gere yürüyen her bir insanın damarlarındaki asil kanda gizlidir. Bir tarih yaprağından çok daha fazlasıdır; Türk milletinin zincirlerini kırıp attığı, coğrafyanın makûs talihini kendi bileğinin gücüyle tersine çevirdiği o şanlı milattır.

Bugün, yedi düvelin bir araya gelip “bitti” dediği yerden fışkıran o ilk mukaddes kıvılcımın; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 107. yıl dönümü.

Karadeniz’in Hırçın Dalgalarında Bir Memleket Sevdası

1919 yılının Mayıs ayında, İstanbul’un işgal altındaki limanlarından sessizce ayrılan Bandırma Vapuru, yalnızca ahşap bir gövdeden ibaret değildi. O gemi; Anadolu’nun çilekeş analarının dualarını, cepheden cepheye koşmaktan yorulmuş ama diz çökmemiş Mehmetçiğin umudunu ve koca bir ulusun istiklal sevdasını taşıyordu. Karadeniz’in azgın dalgaları bile, o geminin serdümeni olan Mustafa Kemal’in ve inanmış arkadaşlarının yüreğindeki vatan ateşini söndürmeye yetmedi.

Gazi Mustafa Kemal’in 19 Mayıs sabahı Samsun iskelesine bastığı o ilk adım; teslimiyet belgelerini yırtıp atan, mandacılığı ve himayeyi kökten reddeden, “Ya istiklal ya ölüm!” nidasını Anadolu’nun bağrına ilmek ilmek işleyen bir başkaldırıdır. Samsun’da yakılan o ilk meşale; Amasya’da milletin azim ve kararlılık beyanına, Erzurum ve Sivas’ta ulusal sınırların sarsılmaz iradesine ve nihayetinde Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin şanlı çatısı altında somutlaşan tam bağımsız bir devlete dönüştü.

Donmuş Kalıplara Karşı İlmin ve Aklın Kılavuzluğu

Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonunu günümüzün sığ tartışmalarından ayıran en büyük gerçek, onun tam bağımsızlığı sadece askeri bir zafer olarak görmemesidir. O, zihinsel bir özgürleşmenin de mimarıydı. Bugün sıklıkla çarpıtılan, farklı mecralara çekilmek istenen o meşhur uyarısında ne diyordu Büyük Devrimci:

“Ben, manevi miras olarak hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır.”

Buradaki “dogma” vurgusu, insanlığın kutsal değerleriyle ya da bireyin saf inancıyla bir kavga değildir. Aksine; inancın temiz ve mukaddes yerinin insanın kendi vicdanı olduğu gerçeğine duyulan saygıdır. Çünkü din, insana ve onun ahlakına rehberlik etmek için vardır; devlet yönetimini, hukuku, ekonomiyi ve eğitimi ise çağın değişen şartlarına göre akılla, bilimle ve ortak faydayla şekillendirmek zorundadır. Devleti ve toplumsal geleceği yüzyıllar öncesinin donmuş kalıplarına hapsetmeye çalışmak, bilimin karşısına dogmaları koymak, bir millete yapılacak en büyük kötülüktür. Atatürk, kurduğu devleti bu tehlikeden korumak için rotayı bilime çevirmiştir.

Cumhuriyeti İstikbale, İstikbali Gençliğe Emanet Etmek

Dünya tarihi; sınırları kılıçla çizen nice hükümdarlar görmüştür. Ancak kurduğu devleti “Gelecek sizsiniz,” diyerek gençliğe miras bırakan ve bu uyanış gününü onlara bayram kılan tek bir Başkomutan vardır.

Atatürk’ün zihnindeki gençlik, sadece nüfus kâğıdındaki yaşla sınırlı değildir. Onun gözünde gençlik; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür, dogmalardan uzak, bilimin ışığında yürüyen taze bir kuvvettir. 19 Mayıs’ın gençliğe ithaf edilmesi, bu mukaddes emanetin köhne fikirlerden korunması ve her daim dinamik kalması için yapılmış en büyük ileri görüşlülük hamlesidir.

Bugün her türlü imkansızlığa, geleceğe dair kaygılarına ve önlerindeki tüm zorluklara rağmen; eğitimde, sporda, bilimde ve sanatta var olmaya, sesini duyurmaya çalışan Türk gençliği, 107 yıl önce parlayan o ışığın bu topraklardaki asıl umududur. Gençleri hamasi nutuklarla övmek yerine, onların potansiyellerini gerçekleştirebilecekleri özgür, adil ve liyakate dayalı bir ülkeyi inşa etmek, bu bayramın bizlere yüklediği en gerçekçi sorumluluktur.

Atiye Doğru, Atanın İzinde

Bugün bizlere düşen en mukaddes vazife; o kıtlık, yokluk ve işgal günlerinde ödenen ağır bedelleri asla unutmamaktır. Cumhuriyeti sadece korumak yetmez; onu bilimin, liyakatin, sporda ahlakın ve sanatta estetiğin en yüksek mertebesine çıkarmak, bu topraklara olan namus borcumuzdur.

Gözlerinde vatan sevdası, zihinlerinde adalet ve ilmin ışığıyla yarınlara tutunmaya çalışan tüm gençlerimizin ve bu asil ruhu ilk günkü heyecanla göğsünde taşıyan aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun! Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bizlere ebedi yurt kılan tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve sonsuz saygıyla anıyoruz.

Yorumlar


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.