ÖZEL HABER | Bırakın Site Girişlerini: Sayıştay Raporuna Göre En Çok Halka Girmiş!
Bilecik Belediyesi Sayıştay Raporu: Fatura Halka Kesildi
Dijital alemde kimin linkine daha çok tıklandığı, istatistiklerde kimin sitesine ne kadar “girildiği” tartışmaları süredursun; biz işimizi yapalım. Henüz kamuoyuna açıklanmayan Bilecik Belediyesi 2025 Yılı Sayıştay Raporu’nu satır satır araladığımızda gördük ki; sanal rakamları bir kenara bırakın, toplanmayan milyonlar ve uydurulan evraklarla aslında devasa fatura bizzat Bilecik halkına kesilmiş, yani en çok halka girmiş!
Hemen peşinen söyleyelim; bu yazıyı okuyup “Yine mi muhalefet ediyorsunuz, hep bir kulp buluyorsunuz” diyerek savunmaya geçecek olan o malum partici koro, klavyelerini yavaşça yere bıraksın. Belge konuşurken tarafgirlik susar.
İşte herkesin anlayacağı dille, 2025 yılı raporundaki o vahim gerçekler:
Arsa Satarak Bütçe Yamamak ve Şişkin Kadrolar
Belediyenin bütçesi tamamen “mirasyedi” mantığıyla yönetilmiş. Bütçeye yazılan o devasa 812 Milyon liralık “diğer gelirler” rakamının çoğu elden çıkarılan mülkler. Üstelik bu paralar yatırıma değil, %80 artan faiz ödemelerine (39.6 Milyon TL) ve yasal sınır olan %40’ı aşan personel giderlerine gitmiş. Öte yandan belediyede operasyonel işgücü %50 boş bırakılmış, iç denetçi kadroları atıl kalmış. Öyle ki, sadece 3 işçinin bile 378 gün birikmiş izni var. Yarın bu işçiler emekli olduğunda o devasa tazminatları yine Bilecik halkı ödeyecek.
O Ünvanları Kaldırın Masalardan: Kayıp 66 Taşınmaz ve Bakkal Defterine Dönen Muhasebe
Sayıştay denetçileri bilançolara bakınca gözlerine inanamamış. Tapuda belediyeye ait 986 tane taşınmaz görünüyor ama belediyenin kendi envanterinde 920 tane var. Koca şehirde 66 tane tapulu mal ortada yok! Yetmemiş, geçmiş yıllardan gelen tam 4.7 Milyar liralık devasa bakiye, resmi yevmiye kaydı bile yapılmadan bakkal defteri tutar gibi hesaptan hesaba aktarılmış. Koca mesire alanına amortisman ayrılmazken, ofis koltuklarına eksi bakiye verene kadar fahiş düşüşler yapılmış.
Bizzat takip edeceğim, ben dedim kimseyi tehdit etmem diye! İhalelerde Minare ve Kılıf: Sahte Evraklar, Kaldırım Hileleri
İş ihalelere gelince tam bir alicengiz oyunu başlıyor. Açık ihale yapmamak için alımlar kısımlara bölünmüş, doğrudan temin yasal sınırları aşılmış. Kaldırım ihalesinde müteahhide resmen kıyak geçilmiş; pahalı iş kalemleri bol bol yaptırılırken, ucuz kalemlere hiç dokunulmamış.
En büyük skandal ise 29 Ekim Konseri. Bir firmaya 3.2 Milyon lira ödenmiş. Kanun “İşten önce piyasa araştırması yap” diyor. Bizimkiler ne yapmış? Konser yapılmış, sahne toplanmış, tam 8 gün sonra geriye dönük sahte tarih atarak evrak düzenlemişler! Sayıştay bunu açıkça “Resmi Evrakta Sahtecilik” olarak rapora yazmış.
Vatandaşa Aslan, Ayrıcalıklıya Kedi: Sümen Altı Edilen Milyonlar
Gariban vatandaşa acımayan idare, kendi mülklerindeki 103 kiracı 6.8 Milyon lira kira borcu takınca adeta uykuya dalmış. Ne icra var ne tahliye. Peşin alınması zorunlu olan 1.77 Milyon liralık imar ve ruhsat harçları veresiye yazılmış.
Kendi şirketleri Kayı Gıda A.Ş.’ye hakediş ödemedikleri için şirket SGK’ya borçlanmış ve tam 13.6 Milyon TL faiz cezası yemiş aynı düzen devam ediyor. Otogarda 15 yıl garantisi olan müteahhide “Gel buranın çatısını yap” diyememişler, ne gerek var biz öderiz gitmişler 330 Bin lirayı yine belediyenin bütçesinden ödemişler.
Çöpe ve Suya Giden 100 Milyon Lira
Sahada ise denetimsizlik diz boyu. Su ve katı atık hizmetlerinden 100 milyon liranın üzerinde zarar edilmiş. Neden? Geçtiğimiz mecliste de dile getirilen biz verdik işi, bizi ilgilendirmiyor! savunmasına Sayıştay öyle dememiş, ne demiş: “Çöp bertarafını alan firmanın faturalarını denetleyecek bir kantar ve araç takip sistemi bile kurulmamış.” demiş, demek ki direk kurumunuzu ilgilendiriyormuş. Şehirde 10 yıllık yasal miadı dolmuş 18.782 adet su sayacı kontrolsüz bırakılmış. İtfaiyenin 30 kadrosu boş ve standartlara uygun merdivenli aracı bile yok.
Hesap Zamanı
En çok bize girilmiş, vatandaşa! Sayıştay raporu ortada. Tahsil edilmeyen kiralar, sonradan uydurulan evraklar, yenilen cezalar ve satılan arsalarla faturanın kime girdiği açıkça belli. Bu tablo “idari eksiklik” değil; kanun önünde “Kamu Zararı” ve “Görevi Kötüye Kullanma”dır. O evraklara imza atan yetkililer, o zararları kendi ceplerinden faiziyle ödediklerinde işin rengi değişecek. Belekoma Haber olarak, resmi belgelerin ışığında bu sürecin adliyede nasıl sonlanacağının da takipçisi olacağız.