Bilecik’te 6 Çocukluk “Dev” Şölen: Şehrin Her Köşesine Yayılma İsteği
Bilecik’te 6 Çocukluk Şölen: İptal Etmeyi Bilmek Yöneticiliktir!
Belediyecilik sadece sahne kurmak, maskot getirmek veya üstü açık otobüslerle şehir turu attırmak mıdır? Yoksa kamu kaynağını yönetirken, o paranın asıl sahibi olan halkın vicdanını rahat tutmak mıdır? Bilecik Belediyesi’nin büyük bir şölen havasında duyurduğu “3. Sünnet Şöleni” bize tam da bu soruları sordurtuyor.
Neden mi? Çünkü o devasa PR çalışmasının, şatafatlı fotoğraf karelerinin ve büyük harflerle yazılan bültenlerin arkasında sadece ve sadece 6 çocuk var.
80 Bin Nüfuslu Şehrin Hangi Köşesi?
İşin en trajikomik tarafı ise şölende yapılan konuşmalardı. Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, “Yaptığımız bu etkinliği ilimizin her köşesine yaymaya çalışıyoruz” diyerek organizasyonun büyüklüğüne vurgu yaptı.
Ancak burada ufak (!) bir mantık hatası var: Merkez nüfusu topu topu 80 bin olan, bir uçtan diğer uca yürüme mesafesinde sayılan Bilecik’in tam olarak “hangi köşesine” yayılmaya çalışılıyor? Kaldı ki yayıla yayıla ulaşılan sayı sadece 6 çocuk! Bu iddialı ve ezberlenmiş siyasi söylemler, sahadaki 6 kişilik gerçeklikle yan yana gelince durum adeta bir komediye dönüşüyor.
“Geçen Sene Yaptık, Bu Sene De Yapalım” Mantığı
Kulislerde konuşulanlara göre, şölene katılımın 6 kişide kalmasının sebebi yeterli başvurunun olmaması. Olabilir; her yıl aynı talep gelecek diye bir kaide yok. Sırf geçen sene yapıldı diye, sırf takvimde yeri var diye talep olmayan bir etkinliği zorlama bir şova dönüştürmenin kime ne faydası var?
Topu topu 6 çocuk için o üstü açık otobüsü tahsis etmeden, o şölen alanını kurmadan önce, çıkıp açık yüreklilikle; “Kıymetli hemşehrilerimiz, bu yıl sünnet şölenimize yeterli talep olmamıştır. Biz de bu etkinliğe ayırdığımız bütçeyi şehrimizin daha acil bir ihtiyacına yönlendiriyoruz” demek bu kadar zor mu? Emin olun, böyle bir şeffaflık kimseye “Belediye sünnet şöleni yapmadı” dedirtmezdi. Aksine, israfın önüne geçildiği için vatandaşın takdirini toplardı.
Kendi Paranız Olsa Harcar Mıydınız?
Şimdi Bilecikli vatandaşlar olarak şu basit ve haklı soruyu soruyoruz: O otobüsün, o organizasyonun, o maskotların masrafını kendi cebinizden karşılayacak olsaydınız, sadece 6 çocuk için bu kadar şatafata girer miydiniz?
Kamu kaynaklarını harcarken, arka planda iyi bir planlama yapmak ve gerektiğinde bir etkinliği iptal edebilmek bir zafiyet değil; aksine basiretli yöneticiliktir, halkın parasına sahip çıkmaktır. Umarız bundan sonraki organizasyonlarda “görünür olma” telaşı, gerçekliğin ve tasarrufun önüne geçmez.